Türkiye’ de çay tarımın ile ilgili ilk girişimler 1917 yılından sonra gelişmiştir. Batum ve havalisinin ana vatana geri verilmesini izleyen günlerde inceleme yapmak üzere bölgeye bir heyet gönderilmiştir. Heyete yer alan Halkalı Ziraat mektebi Alisi Müdür vekili Nebatat ve Emraz-ı Nebatiye Müderrisi Ali Rıza ERTEN seyahat dönüşü iktisat vekaletine sunduğu 91 sayfalık raporunda benzer ekolojiye sahip olan Doğu karedeniz kıyılarımızda da çay bitkisinin yetiştirilebileceği açıklanmıştır. Sonradan İktisat vekaleti tarafından Şimal-i Şarki Anadolu ve Kafkasya da Tetkikat-ı zirai adı altında kitap halinde yayınlanan raporunda Ali Rıza Erten; Rusya’da 1833 senesinde çay yetiştirme denemesi yapıldığını, ancak seçilen bölgenin uygun olmamasından başarı sağlanamadığını, bunun üzerine 1892 senesinde Çin, Hindistan, Japonya ve Seylan’da çayın yetişme şartlarını ve işleme tekniğini tetkik etmek üzere gönderilmiş olan bir ilim heyetinin beraber getirdikleri 6000 çay fidanı ve birkaç yüz okka çay tohumu, Tiflis, Sohum nebatat bahçeleri ile Kutais vilayetine ait bahçelerde diktiklerini, alınan neticelere göre çaylık sahasını genişlettiğini, bu suretle çay ithalat için dört milyon altının ihracını men etmek için çalışıldığını, bu arada şark memleketlerinden dönen C.S. Popof `un ayrıca gayretleri ile bu bölgede çayın ekonomik değer kazandığı belirtilmiştir. Ali Rıza Erten anılan raporunda çay tarımına ve işlenmesine ilişkin teknik bilgileri de ayrıntılı bir şekilde sunduktan sonra dış alım yolu ile değişik yıllarda İstanbul gümrüğüne; Çay dış alımı için ödenen paranın yüksekliğine de işaret eden Erten, ekolojik yönden uygun olması nedeni ile Rize bölgesinde çay tarımı yapılmasını önermiştir. Ayrıca bölgede limon, portakal, mandalina, bambu üretimini sağlamak üzere önlemler alınmasının yararlı olacağı belirtmiştir. Birinci dünya savaşından sonra ortaya çıkan öncelikli olaylar nedeni ile Ali Rıza Erten’ in raporu dikkate alınmadı. Savaş öncesi para kazanmak üzere Batum ve havalisine giden Doğu Karadenizlilerin harpten sonra bu olanağı bulamamaları, sorunların daha da belirgin şekilde ortaya çıkmasına neden oldu. İşsizlik ve yoksulluk nedeni ile bölge insanlarının yurdun değişik yerlerinde çalışma zorunda olmaları ve ailelerinden uzakta yaşamaları bölgede iş alanlarının yaratılmasını zorunlu kıldı. Sorunun çözüme kavuşturulması ve bölge insanlarına gelir kaynağı yaratılması için o günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisinde önemli görüşmeler yapıldı. Uzun görüşmeler sonunda Büyük Millet Meclisin de 16 şubat 1924 tarihinde Rize vilayeti ile Borçka Kazasında fındık, portakal, mandalina, limon ve çay yetiştirilmesi adında 407 sayılı kanun kabul edildi. Kanunun yürürlüğe girmesinden hemen sonra çay tarımı ile ilgili ön denemeleri yapmak, bölgede meyveciliğin gelişmesini sağlamak amacıyla Rize’de Bahçe Kültürleri İstasyonu kuruldu. İşleri organize etme ve yürütmesi için Ziraat Umum Müfettişi Zihni Derin görevlendirildi. Bilgi ve görüşünü artırması ve çay tohumu alması amacıyla Rize ziraat memuru Batum’ a gönderildi.Batum’ dan satın alınan bir miktar çay tohumu ile Rize’de bu günkü Çay Araştırma Enstitüsü Merkez Fidanlığında çay fidanı üretimine başlandı. Aynı yıl yerinde incelemelerde bulunmak üzere Zihni Derin’de Batum’ a gitti. Rize merkez fidanlığında üretilen fidanlar bir yandan yöre halkına dağıtılırken bir yandan da üretim denemelerinin yapılması için pek çok ilimize gönderildi. Bu ilerin hepsindeki koşullar Ali Rıza Ertenin raporunda ayrıntılı şekilde açıklanmış bulunan çayın ekolojisine uymuyordu Zaman ilerledikçe çay fidanlarının üretim ve dağıtımındaki heyecan, üreticilerin ilgisizliğine paralel olarak azaldı. Gerekli destekten yoksun bulunan ve yeterli bilgide verilmeyen üreticiler, geleceğin neler getireceğini bilmedikleri için çay tarımına ilgilerini giderek yitirdiler. Böylece 1933 yılına kadar gelindi. Hükümetin kendi kendine yetme ilkesine benimsemesi ve 1933 bunu bir programa bağlamsı üzerine, ülkemizde çay tarımı yeniden gündeme geldi. Ancak organizasyonun sağlanması ve hazırlık çalışmalarının tamamlanabilmesi için iki yıl daha geçti. Zamanın Ziraat vekili Pr.Muhlis Erkmen’ in bilim heyeti eşliğinde 1935 yılında Rize bölgesinde yaptığı bir inceleme gezisinde bölgenin çay tarımı ve sanayinin gelişmesine her yönden elverişli olduğu kanısına varıldı. Bunun sonucu olarak ta çay sorununun kesin şekilde çözümlenmesini kararlaştırıldı. İlim heyetinde yer alan, Pr.Dr. Şevket Raşit Hatipoğlu Türkiye’de çay iktisadiyatı adlı kitabında çay yetiştirmenin teknik ve ekonomik sorunları ile ülkemizde çaycılığın geliştirilmesi için alınması gereken önlemleri kamuoyunun dikkatine ayrıntılı bir şekilde sundu. Tohum damızlık bahçesi kurmak, fidan üretim yeniden üreticiye dağıtmak amacı ile 1937 yılı içerisinde Gürcistan `dan 20 ton çay tohumu satın alındı. Aynı amaçla 1939 yılında 30 ton ve 1940 yılında da 20 ton olmak üzere toplam 50 ton daha çay tohumu satın alınarak üretim yaygınlaştırıldı. 29 mart 1940 tarihinde 3788 sayılı Çay Kanunu ile çay tarımı ve üreticisinin desteklenmesi güvence altına alındı. Bu dönemde Zihni Derin aydın tarımcılara öncülük yaparak çay tarımının hızla gelişmesinde büyük çaba harcadı. Bu arada, Rize Ziraat Odaları başkanı Muharrem Şadoğlu ve Ticaret Odası başkanı Hulusi Karadeniz’in çayın bölgede yaygınlaşmasında üstün hizmetleri görüldü. Bölgede çay tarımının yerleşmesi ve çay sanayinin kurulup geliştirilmesinde üstün hizmetleri nedeni ile Zihni Derin çayın babası olarak bilinmektedir. Bu üstün hizmetleri değerlendiren Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu 1969 yılında Zihni Derini hizmet ödülü ile ödüllendirmiştir. Bu yıllarda elde edilen yaş çay Zihni Derin tarafından kurulan atölyelerde işlenerek siyah çay elde edilmiştir. Kahvenin yanında çayda 1942 yılında Tekel’e alınmış ve üretilen çaylar Tekel idaresine verilmiştir. Giderek yeşil çay üretimi artması nedeni ile çay fabrikası kurma zorunluluğu ortaya çıkmıştır. 1946 yılında çay ile ilgili, tüm işlerin yönlendirilip yürütülmesi Devlet ziraat işleri kurumuna devredildi. Anılan kurum tarafından 60 ton/gün kapasiteli ilk çay fabrikası 1947 yılında Rize’nin fener mevkiinde işletmeye açıldı.
|